PSİKOLOJİ

ANKSİYETE BOZUKLUĞU

Latincede ”tıkanma” ve ”boğulma” anlamına gelen ”angere” kökünden türetilmiştir.

Çok yaygın olan bu hastalık bir kaygı bozukluğudur. Aslında kaygı her insanda bulunan ve bulunması gereken bir tepkidir ancak her şeyde olduğu gibi bununda bir dozu olmalı. Eğer bu doz aşılırsa karşısında kötü durumlarla karşılaşılabilir.

Korkuyu anımsatan bu tepki insanda kötü bir şey olacak duygusunu oluşturur ve bu durum zaman geçtikçe ve tedavi olunmadıkça genellikle artış gösterir.

Anksiyete bozukluğuna sahip olan bir insan sık sık kaygı duyar. Kötü bir şey olacak hissine kapılıp genellikle panik atak geçirir, titreme, terleme, ürperme ve göz bebeğinde büyüme gibi tepkiler verebilir.

Normal dozda olan kaygı Vücudumuzun bir tehlike ya da tehdit karşısında içgüdüsel olarak koruma altına alma durumudur. Bu durum gayet normaldir ama eğer kaygının boyutu anksiyete bozukluğuna gelecek kadar arttıysa burada bir sorun var demektir.

Anksiyete bozukluğunun tedavisi psikolok ve psikiyatrist tarafından yapılır.İlaç ve psikoterapi ile tedavi edilebilir. Kendiniz için böyle bir durumdan şüpheleniyorsanız Psikiyatriste gidip bu durumu anlatmanız gerekir.

Son olarak bende bu hastalıktan muzdarip olduğum için size bir kaç şey söylemek istiyorum. Ben bu durumu ilk fark ettiğimde direkt İnternete başvurmuştum ve kaygımı dahada çok arttıracak yazılar okumuştum. Sakın bu yazıları okuyup daha çok kaygılanmayın. Bu durum gayet olası bir durum. Önce gidip doktora emin olmalısınız sonra ise tedavisine başlamalısınız bu kadar. Kafanızda daha çok büyütüp kendinizi üzmeyin. Evet bu durum biraz üzücü ama sonuçta çaresiz bir şey değil. Bu yüzden internetteki her şeye inanıp kendinizi daha fazla kaygıya itmeyin. :):):)

2 Yorum

  • perihan

    aslında insanlara çok yardımcı birşey insanlar ne olduğunu öreniyo böyle hastalıklar paylaşıp bilgi verdiğin için çok teşekkür ederim bende de olduğunu ilk burdan sonra psikoloktan örendim çok teşekkürler : ) 🙂 🙂 🙂 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir